TEKSTİL VE MODA SEKTÖRÜNDE SÜRDÜRÜLEBİLİR VEGAN MODA.
Giriş: Endüstri devrimleri ile her geçen gün gelişen tekstil ve moda sektörü, tüketicinin ürüne ulaşımını kolay kılarak, ucuz ve hızlı alternatifler sunmakta; fakat çevreye ve insanlara kalıcı hasarlar bırakmaktadır. Sürdürülebilirliği destekleyen farkındalığı yüksek tüketiciler, tekstil ve moda sektörünün doğaya verdiği zararı aza indirgemek ve karbon ayak izlerini küçültmek amaçlı bireysel tüketim tercihlerinde değişiklikler yapmaktadırlar. Tekstil ve Moda sektörünün çevreye bıraktığı ayak izi düşünüldüğünde, sürdürülebilir üretim ve tüketim sürecinin yaygınlaşması bir zorunluluk haline gelmektedir. Çevresel farkındalığı yüksek olan tüketicilerin, giyim tercihlerini sürdürülebilir kıyafetlerden yana kullanmaya çalışması, markaların da sürdürülebilirlik üzerine farklı stratejiler geliştirmesini sağlamıştır (Akdeniz ve Dursun, 2022, s.8). Çevreye verilen hasarların etkisini minimuma düşürmek isteyen tasarımcılar, üreticiler ve tüketicilerin pratikleri ve talepleri yeni kavramları gündeme getirmektedir. Hayvan haklarını korumak isteyen tüketicilerin sayılarındaki hızlı artış, moda dünyasında yeterli derecede ses getirmeye başlayınca 2019 Yılında ilk defa Vegan Moda Haftası yapılmış ve vegan moda kavramı gündeme gelmiştir. Bilinçli tüketim çerçevesinde hayvansal kökenli ürünleri tercih etmeyen veganlar, bu ürünlerin üretiminde ve tüketiminde meydana gelen karbon salınımının azalmasını sağlamakta ve sürdürülebilirliğe katkı sağlamaktadırlar. Oxford Üniversitesi’nden Joseph Poore, vegan yaşam biçiminin, insanlığın Dünya üzerindeki olumsuz etkilerini azaltmanın muhtemelen en büyük yolu olduğunu belirtmiştir (Guardian, 2018). Markaların hayvansal kökenli olmayan ürünlerini ‘vegan’ olarak belirtmesi, markaya değer katan bir öğe olarak sunulmaktadır. Bu sebeple Çalışma kapsamında öncelikle, vegan yaşam biçiminin anlaşılabilmesi için veganizm kavramı açıklanmış, vegan ürün sertifikası veren şirketlere ait logo örnekleri verilmiştir. Vegan tekstil lifleri ve vegan kumaşlar sıralanmış, vegan moda kavramı üzerinde durulmuştur. Üretim süreçlerinde; insan sağlığı, insan hakları, çevrenin korunması ve hayvan hakları göz önüne alındığında, tekstil ve moda sektörünün sunduğu etik moda, sürdürülebilir vegan moda ve vegan moda kavramları arasındaki fark şematize edilerek açıklanmaya çalışılmıştır.
Yöntem: Çalışmanın yöntemi nitel araştırma yöntemlerinden durum çalışması olarak belirlenmiştir. Durum çalışması araştırmacının gerçek yaşam, güncel bir durum ya da belli bir zaman içerisindeki çoklu durumlar hakkında çoklu bilgi kaynakları
aracılığı ile detaylı ve derinlemesine bilgilerin toplandığı, bir durum betimlemesi ya da durum temaları ortaya koyduğu nitel bir yaklaşımdır. Durum çalışması araştırmasında veri toplama aracı olarak gözlem, mülakat, dokümanlar, görsel ve işitsel materyaller gibi veri toplama araçları kullanılabilmektedir (Creswell, 2018, s.96-105). Dünya’da veganların sayısındaki hızlı artıştan dolayı tekstil ve moda sektöründe de sürdürülebilir vegan moda kavramı ortaya çıkmıştır. Güncel bir durumun incelendiği bu çalışma bir durum çalışmasıdır. Çalışma kapsamında, öncelikle veganizm daha sonrasında da vegan tekstiller ile ilgili dökümanlar incelenerek, hayvansal kökenli olmayan (yün, ipek vb.) ve üretimin herhangi bir aşamasında hayvansal kaynak (yağ, süt vb.) kullanılmayan tekstil lifleri ve kumaşlara dair örnek liste oluşturulmuştur. Vegan moda kavramı güncel moda dergileri, gazete ve haber kaynakları, trend raporları ve ilgili diğer literatür çalışmaları (kitap, makale vb.) yapılarak; geçmiş ve güncel örnekleri ile açıklanmış, vegan moda, sürdürülebilir vegan moda kavramları etik moda kavramı bağlamında irdelenmiş ve bu kavramların ortak ve ayrışan yönleri de göz önünde bulundurularak şematize edilmiştir.
Veganizm nedir?
Veganlık ya da veganizm son yıllarda dünya çapında sıkça gündeme gelen kavramlardır. ‘Vegan olmak’ temel anlamda yemek yeme biçimine bağlı bir diyet olarak anlaşılsa da, tüm yaşam biçimi ve tüketim alışkanlıklarını içine alan diyetten çok daha öte bir kimliktir. Veganlığın dünya çapında popülaritesi son yıllarda yaygınlaşsa da, doğadaki canlıların korunması, yaşama saygı duyulması pratiği aslında çoğu dini uygulamada da insanlık tarihinin başından beri farklı şekillerde sürdürülmektedir (Newton, 2019, s.7-16). Vegan beslenme tanımı, 1944’te ‘The Vegan Society’ tarafından yapılmıştır fakat bu tanım 1949’da güncellenmiş; hayvanların insan tarafından sömürülmesini içeren diğer tüm kullanımlar da kapsanmıştır. ‘Veganizm’ mümkün ve uygulanabilir olduğu ölçüde, yiyecek, giyecek veya başka herhangi bir amaç için hayvanlara yönelik her türlü sömürü ve zulmü dışlamayı amaçlayan bir yaşam biçimi’ olarak tanımlamıştır (Griffin, 2017, s.6; Newton, 2019, s.1; The Vegan Society, 2024). Veganlık ve vejetaryenlik karıştırılabilen iki kavramdır. Vejetaryenler et tüketimi yapmazlar fakat hayvan kaynaklı yoğurt, süt gibi gıdaları tüketmekte ve yün ipek gibi giyim ürünlerini kullanmakta sakınca görmezler. Veganlık ise hayvan kaynaklı tüm kaynakların yerine başka alternatiflerin bulunmaya çalışıldığı hayvan içermeyen alternatiflerin geliştirilmesini ve kullanımını destekleyen felsefe ve yaşam biçimidir (TVD/Vegan Derneği Türkiye, 2023). Veganlık ve buna bağlı deneyimler felsefe, sosyoloji, gastronomi, turizm, 649sanat gibi disiplinlerin çalışma alanlarına giren konuları içermektedir (Tekten Aksürmeli ve Beşirli, 2019, s. 224; Gök, 2019, s.95-114). Veganların bu yaşam biçimini benimseme etkenlerinde, genel olarak hayvanları koruma eylemi yatsa da sağlıklı bir yaşam sağlama, sürdürülebilir bir yaşamı destekleme, vegan olmayan ürünlerin tadını sevmeme, hayvanların et olarak tüketilme fikrini sevmeme, hayvan kaynaklı yiyecek ve malların maliyetinin fazla olması, bazı dini inançlarda hayvansal beslenmenin yasak olması, dünyadaki kaynakların adil dağıtılmaması durumuna bireysel olarak bir eylemde bulunmak ya da trend bir beslenme biçimini takip etmek gibi fikirler de bulunmaktadır (Vegan Bits, 2023; Vice, 2020; Kaytez ve Tunçay, 2020, s.216). ‘Vegan Kimliğin Tüketicilerin Satın Alma Davranışlarına Etkisi’nin incelendiği bir çalışmada, 23 Vegan ile görüşme yapılmış ve katılımcıların %52’si vegan kimliğinin kendilerine kişisel marka değeri kattığını düşündüğünü ifade etmiştir (Başbozkurt ve Baş, 2022, s.168). Bireyleri vegan tüketime yönlendiren ana motivasyonlar genel olarak; etik, bilişsel ve sosyal, sağlık ve ekolojik nedenler olarak dört başlık altında toplanabilir (Güler ve Çağlayan, 2021, s. 298). Son yıllarda vegan sayısında ciddi oranlarda artış gözlemlenmektedir. WAFWorld Animal Foundation (Dünya Hayvan Vakfı)’a göre 2023 yılında Dünya’da yaklaşık 88 milyon insanın vegan yaşam biçimini uyguladığı bilinmektedir (WAF-World Animal Foundation, 2023). Veganların demografik yapıları incelendiğinde; 2017 yılında İngiltere ve Amerika’da yapılan bir çalışmaya göre veganların %67’si kadındır ve %78’i 16-34 yaşları arasındaki gençlerden oluşmaktadır (Veganbits, 2023). Sia Insight’ın 2020 yılı Kasım ayında üç büyük uluslararası şirket sponsorluğunda 15–55 yaş grubu kentli 806 tüketici ve 205 vegan nezdinde gerçekleştirdiği ‘Türkiye’de Beslenme Alışkanlıkları ve Veganizm’ araştırması bulgularına göre Türkiye’de bulunan vejetaryen ve veganların toplam oranı yüzde 5’in altındadır ve veganların sayısı da 80.000 civarındadır (Tapınç, 2021). Çin’de yapılan bir çalışmada Z kuşağının sürdürülebilir tüketime daha büyük bir eğilim gösterdiğini tespit etmiştir. Bunun sebebi ise genç nesillerin yeni şeyler öğrenmeye ve yeni pratiklere uyumlanmalarının daha kolay olması ve yaşlı kesimin yıllardır süregelen alışkanlıklarını değiştirmekte zorlanmaları ve buna isteksiz olmalarıdır (Zhang vd., 2023, s.1). Veganlar arasında çeşitli görüş farklılıkları vardır. Bu görüş farklılıkları veganizm ve sürdürülebilirlik çerçevesinde, tüketicinin önceliğine aldığı değerler ile bütünleşmektedir. Örneğin palm yağının bitkisel kökenli bir yağ olduğu için kullanan veganlar bulunmakta; fakat palm yağının üretiminde yağmur ormanlarının ve burada yaşayan canlıların zarar görmesine karşı durmak adına bazı veganlar bu yağın kullanımını tercih etmemektedir. Veganlar arasında, 650Merve Balkış | Tekstil ve Moda Sektöründe Sürdürülebilir Vegan Moda esnek veganlık ve ilkesel veganlık olarak iki farklı görüş ayrılığı vardır. Esnek veganlar zaten önceden alınmış olan yün, ipek gibi giysileri sürdürülebilirlik için kullanmaya devam eder. İlkesel veganlar için ise amaç her şeyden önemlidir ve hayvansal kökenli hiçbir eşyayı kullanmazlar. Yine aynı şekilde pamuk elyafının bitkisel bazlı olduğu bilinmekte, ancak pamuk üretiminde kullanılan tarım ilaçlarının hayvanlara verdiği zararlar düşünüldüğünde veganların bir kısmı sadece organik pamuk tercih etmektedir (Tunçay Son, 2016, s.80-81). Tüketici davranışlarını inceleyen Twentify şirketi, Türkiye’den 1010 katılımcı ile Bounty adı verilen mobil uygulama ile toplumun veganlığa bakış açısını incelemiştir. Araştırma sonuçlarına bakıldığında tüketicilerin vegan ürün tercih ettiği kategorilerde, kozmetik ve gıdadan sonra 3. en büyük sektör giyim ve aksesuar olarak açıklanmıştır (Önder, 2021). Veganların tekstil ve giyim ürünlerindeki tüketimleri gıda veya kozmetik sektörlerine göre farklılık göstermektedir. Özellikle gıda sektöründe vegan sertifikası ve logosu marka değerini arttırmaktadır. Vegan logoları ürün ve/ veya hizmetlerde uygunluk değerlendirmesine tabi tutularak sertifika alımı ile kullanılmaktadır. Tekstil ve moda sektörlerinde de vegan sertifika kriterlerinde, tüm üretim sürecinin hayvanlara zarar vermeyecek biçimde olması gerekmektedir. Zirai ilaçların kullanılmadığı, hayvanların yaşam haklarına ve yaşam alanlarına saygı duyan organik üretim şartları aranmaktadır. Çoğu bitkisel bazlı hazır giyim ürününün etiketine markalar, vegan sertifikası almadan ‘vegan kullanıma uygundur’ veya ‘vegan’ ibaresini kendileri yazabilmektedir. (Örneğin poliüretan bir deri ceketin üzerinde markanın ürün etiketine ‘vegan deri’ yazması gibi…) Her sertifika şirketi de tekstil ve moda ürünlerinin tamamında sertifika sürecine başlayamamaktadır. Uygun şirketlerin inceleme yapabildiği ürün ve laboratuvar şartları incelenmeli ve buna göre başvuru yapılmalıdır. Örneğin ‘The Certified Vegan’ markasının değerlendirdiği tekstil başlığı ürün gamında sadece ayakkabı ve terlik ürünleri incelenmekte ve sadece belirli ürün için başvurulabilmektedir.
Vegan Tekstiller: Hayvan haklarının gözetilmesi ve ekolojik kaygıların artması tüketici ve üreticiyi sürdürülebilir, vegan ürünleri kullanmaya ve üretmeye teşvik etmiştir.
Tüketicilerin kişisel sağlık, sürdürülebilirlik, doğal yaşam ve hayvan refahı konularındaki farkındalığının artması, niş niteliğindeki ‘vegan pazarına’ olan ilgiyi de arttırmıştır (Akkan ve Bozyiğit, 2020, s.101). Vegan pazarı en çok gıda ve kozmetik sektörü üzerine yoğunlaşmış olsa da artan vegan sayısı ve farkındalığı yüksek tüketici sebebiyle tekstil sektöründe de vegan üretim ivme kazanmıştır. Sürdürülebilirliğe destek olmak, hayvan haklarının korunması konularında yeni, çevre dostu liflerin, kumaşların geliştirilmesi önem arz etmektedir. Görsel 3’ de tekstil lifleri geleneksel sınıflandırması ele alınarak hayvansal kökenli lifler çıkarılmış; vegan tekstil lifleri genel olarak sınıflandırılmıştır. Teknolojik gelişmelerin ve lif teknolojileri alanındaki ARGE çalışmalarının etkisi ile her geçen gün yeni vegan lifler de geliştirilmektedir (Kahve artıklarından üretilen S.Café® isimli tescilli markanın lifleri buna örnek verilebilir).
Türk Tasarımcı Ece GÖZEN, biyo çözünür hemde vegan olan Lunaform™ adını verdiği deri alternatifi kumaşı ile 2023’de ELLE Green Awards & Aveda’da ‘Yılın Sürdürülebilir Tasarımcısı’ ödülünü alarak, BALENCIAGA işbirliği ile 2023 Paris Moda haftasında ismini duyurmuştur (ELLE, 2023; Gözen, 2023). Tarihi süreci Osmanlı’ya dayanan İpeker tekstil, vegan ipek olarak anılan cupro kumaşını üreterek; 2019 yılında Dünyadaki ilk V-Label sertifikasını alan ilk kumaş üreticisi olmuştur. Üretimde kullanılan elyaflar, kimyasallar, boya maddeleri ve diğer solventler Vegan Tekstil Prosesi için özel olarak seçilmiştir. Cupro, Bambu, Akrilik ve Geri Dönüşümlü Premium Polyester gibi özel elyafları bir araya getiren İpeker, bu yeni zulümsüz üretim tekniğiyle ipeğe en 65 iyi alternatifleri sunmaktadır (İpeker, 2019). Boyteks firması ilk vegan yatak kumaşını üreterek European Vegan Union tarafından tescil almıştır (Boyteks, 2021).
Vegan Moda Veganların tüketim tercihleri sadece gıda ve kozmetiklerle sınırlı değildir. Veganizmin bütüncül bir hareket olması ve Dünya çapında vegan sayısında gerçekleşen hızlı artışında bu faktörü tetiklemesi üzerine vegan moda kavramı karşımıza çıkmıştır. Vegan moda, hayvan sömürüsüne ve zulmüne karşı olan, hayvansal kökenli lif, kumaş, deri vb. tüm malzemelerin ya da aksesuarların üretimini ve tüketimini kabul etmeyen bir moda hareketidir. Vegan moda denilince ilk olarak ‘kürk’ ve ‘deri’ ürünlerinin kullanılmadığı tasarımlar gelmektedir. Ancak hayvansal kökenli hiçbir maddenin kullanılmadığı ürünler vegan olarak nitelendirilir. Her geçen yıl veganların sayılarının hızla artması ve çoğu sektörde vegan ürünlerin sayı ve çeşitliliklerinde artış gözlenmesi sebebi ile The Economist muhabiri John Parker, 2019’u “Vegan Yılı” ilan etmesi üzerine (Forbes, 2019) farklı sektörlerden trend avcıları da 2019 trend öngörü raporlarında ‘veganizm’ teması ile katkıda bulunmuştur (Sokolowski, 2019). Vegan moda endüstrisinin genişlemesi ve vegan ürünlere artan tüketici ilgisiyle ilk Vegan Moda Haftası (Vegan Fashion Week®) Ethical Luxury Group tarafından 2019’da Los Angeles’ta düzenlenmiştir (Jeong ve Chun, 2022, s.357). Vegan Fashion Week®’in amacı ‘modayı’ sosyal adalet, hayvan hakları ve sürdürülebilirliğin kesiştiği noktada tanımlayabilmek ve dolayısı ile sürdürülebilirliğin gücüne sahip tasarımcı ve markaların yaratılmasına katkı sağlamaktır. Vegan moda haftası kurucusu ‘Ethical Luxury Group’, Vegan Moda pazarının 2030 yılına kadar 835 milyar dolara ulaşması beklediğini belirtmiştir. Sürdürülebilir tüketimi daha hızlı benimseyen Z kuşağının da endüstrideki bu değişikliği hızlı bir şekilde yönlendireceğini vurgulamışlardır (Vegan Fashion Week, 2019). The Economist’in 2019 yılını Vegan Yılı ilan etmesi, 2019 yılındaki Met Gala’ya katılan tasarımcıların ve ünlülerin veganzim konusuna yönlenmesini sağlamıştır. “Camp: Notes on Fashion” teması ile düzenlenen Met Gala’da, Saint Laurent’in ilk vegan ayakkabı tasarımı, hayvan haklarını savunan Miley Cyrus tarafından Gala’da giyilmiştir. Benedict Cumberbatch bambu liflerinden dokunmuş beyaz smokini ile, Katy Perry ise vegan burger şeklindeki kostümüyle Met Gala’nın vegan moda destekleyicilerinden olmuşlardır. Ayrıca 2018 yılında Miley Cyrus ve Converse’in vegan üretim için iş birliği yapmışlardır. Vegan moda hareketinin etkisinde Versace, Ralph Lauren, Tommy Hilfiger ve Jimmy Choo gibi markalar .
Sürdürülebilirlik Kapsamında Etik ve Vegan Moda İlişkisi.
Corona virüs salgını sonrası Dünya genelinde oluşan üretim ve tedarik problemlerinin etkisi devam etmesine rağmen, 2020 yılı Dünya tekstil sektörü ihracatı 361 milyar dolar, Dünya hazır giyim sektörü ihracatı 420 milyar dolar ve Dünya deri/deri ürünleri sektörü ihracatı 218 milyar dolardır (SANAYİ ve TEKNOLOJİ BAKANLIĞI, 2021, s.33-34). Tekstil sektörü pamuk, yün gibi ihtiyaç duyulan doğal lifler nedeniyle tarım ve hayvancılık sektörüyle, sentetik elyaflar nedeniyle petro-kimya sanayii ile etkileşim halindedir (Uyanık ve Çelikel, 2019,s.34) Tekstil ve moda sektörünün rolü ekolojinin sürdürülebilirliği konusunda, mevcut kaynakların büyük bir kısmını kullanıyor olması sebebi ile oldukça yüksektir (Yücel ve Tiber, 2018, s.371). Çevreye verilen tahribatlar ve kaynakların bilinçsizce kullanımı, önlenemeyen problemlere yol açmaya başlayınca tüketicilerin kaynakları daha verimli kullanmak, sonraki nesillere aktarmak ve etik tüketim uygulamak için sürdürülebilir çözümler aramaya başlaması, üreticilerin de bu yönde konumlandırma stratejilerine başvurmasını sağlamış; ‘sürdürülebilir moda, vegan moda, ekolojik moda, eko moda, yeşil moda’ gibi birçok kavram gündeme gelmiştir. Bu kavramların ortak noktasının, sürdürülebilirliğe atıf yaparak farkındalık ve bilinç oluşturmak ve sektörü üretim süreçlerini gözden geçirmeye teşvik etmek olduğu açıkça görülebilmektedir (Berber ve Keskin, 2021, 144; Koca, 2019, s.663; Koca ve Ünal, 2022, s.113, Gürcüm ve Tanyer,
SONUÇ
Vegan sayısının hızla artması ve veganizm hareketindeki ihtiyaçların gıda ve kozmetikle sınırlı kalmayıp, tekstil ve moda sektöründe karşılanabilmesi ve bu yaşam biçiminin desteklenmesi için tekstil ve moda sektöründe de birtakım girişimler ve gelişmeler meydana gelmiştir. 2019 yılından beri Vegan moda haftasının düzenlenmeye başlaması, biyobozunur liflerin, kumaşların üretilmesi, bu girişim ve gelişmelere verilecek örnekler arasındadır. Vegan kullanıma uygun olan ancak doğada çözünmesi zor olan tekstil ürünlerine, sürdürülebilirlik ve etik başlıkları altında bakıldığında kendi içerisinde çelişen bir sistem oluşmaktadır. Bu sebeple ‘sürdürülebilir vegan moda’ kavramı gündeme gelmiş, üretim, tüketim ve sonrasındaki süreçlerin yeryüzüne ve yeryüzü canlılarına zararını indirgenmesi amaçlanmıştır. Sürdürülebilir Vegan moda, hayvansal kökenli olmayan, doğaya ve insanlara zarar vermeyen tekstil, giyim, ayakkabı ve aksesuarları kapsamına alır. Günümüzde, hazır giyim markalarının üretmiş oldukları hayvansal kökenli olmayan giysilerin büyük bir çoğunluğunda sertifikalı vegan logoları bulunmamakta fakat ‘vegan kullanıma uygundur’ ibaresi yer almaktadır. Tüketici zihninde güvence veren vegan logoları, tekstil ve moda sektöründe henüz çok fazla kullanım alanına sahip değildir. Ayakkabı ve çanta sektörüne sertifika veren şirketler çoğunlukta yer almaktadır. PETA, markalara veya markaların özel vegan koleksiyonlarına vegan onayı vermektedir. Stella McCarney, Adidas, Balenciaga, H&M, Tommy Hilfiger, Converse gibi markalar vegan koleksiyonları hazırlamışlar ve çeşitli üretim veya pazarlama işbirlikleri ile bu girişimlerini yaygınlaştırmışlardır. Üreticilerin bir kısmı sürdürülebilirlik, vegan moda gibi kavramları temelde pazarlama stratejisi olarak kullanıyor olsa da, daha geniş kitlelere bu kavramların duyurulmasını sağlamaktadır. Genç nesillerin bu stratejiler ve kavramlar ile daha bilinçli tüketiciler olacağı düşünülmektedir. Ayrıca literatürde de belirtildiği üzere sayıları hızla artan vegan kitlesinin büyük bir kısmını Z kuşağı oluşturmaktadır. Bu kuşağın yeni olanı deneyimleme becerilerinin ve pratiklerinin fazla oluşu ve sürdürülebilir.
KAYNAKÇA: Dr. Öğr. Üyesi Merve Balkış Niğde Ömer Halisdemir Üniversitesi, Güzel Sanatlar Fakültesi, Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü
Akdeniz, P. C., Dursun, Y. (2022), Sürdürülebilir Tüketim Motivasyonunda Sürdürülebilir Moda Kavraminin Etkisi. Hacettepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi. 4(1). 79-110. Akkan, E., Bozyiğit, S., (2020), Bir Niş Pazar Olarak Vegan Ürünler: Tüketici Bakış Açısını Keşfedici Bir Araştırma, Tüketici ve Tüketim Araştırmaları Dergisi= Journal of Consumer and Consumption Research 12(1). 101-149. Andrew, J. J., Dhakal, H. N. (2022), Sustainable biobased composites for advanced applications: recent trends and future opportunities – A critical review. Composites Part C: 7 (2022). 100220. Arif, Z. U., Khalid,, M. Y., Sheikh, M. F. Zolfagharian, A., Bodaghi, M. (2022), Biopolymeric sustainable materials and their emerging applications. Journal of Environmental Chemical Engineering. 10(4). 1-24. Başbozkurt, N., Baş, M. (2022), Vegan Kimliğin Tüketicilerin Satın Alma Davranışlarına Etkisi. Fiscaoeconomia International Journal of Social Sciences. 7(1). 161-178. Berber, G. Ş., & Keskin, E. (2021). Sürdürülebilir Modada Güncel Bir Yaklaşım: Vegan Deri A Current Approach in Sustainable Fashion: Vegan Leather. Uluslararası Kültürel ve Sosyal Araştırmalar Dergisi, 7(2), 143-157. Choi, Y. H., Lee, K. H., (2021), Ethical Consumers’ Awareness of Vegan Materials: Focused on Fake Fur and Fake Leather. Sustainability. 13.436. 1-16. Creswell, J. W. 2018. Nitel Araştırma Yöntemleri: Beş Yaklaşıma Göre Nitel Araştırma ve Araştırma Deseni. Ed. Mesut Bütün, Selçuk Beşir Demir. 4. Baskı. Siyasal Kitabevi. Ankara. Enes, E. (2024). Sürdürülebilir Moda Tasarimi Stratejisi Olarak “Döngüsel Moda Tasarımı” H&M İş Modeli Örneği, Sanat ve Tasarım Dergisi 2024(33). 93-118. Erdem, M. B., Doğan, N. Ö. (2020), Tekstil Sektöründe Sürdürülebilirliğin Analizi: Kahramanmaraş’ta Faaliyet Gösteren Bir Tekstil İletmesinde Damatel Uygulaması. Adıyaman Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi. 13(36).571-598. Griffin, N.S. (2017) Understanding Veganism Biography and Identity. Cham: Springer International Publishing. Gök, Ö. (2019),Türkiye’de Vegan Sanat. Cumhuriyet Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyal Bilimler Dergisi, 43 (1) , 85-119. Göklüberk Özlü, P., Saatçioğlu, K. (2015). Etik Moda Kavramı ve Tasarımcılar. 4(15). İdil. 87-110. 663Güler, O., Çağlayan, G. D. (2021). Nasıl V
_4173888718508747725.png)