Telefon: 0224 220 84 24

Türkiye’nin mücevher ve savunma sanayinden daha fazla gelir getiren sektörü olan tekstil ve hazır giyimdeki gelişmeleri Milat’a anlatan Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç, “Türkiye’nin bu sektörünün devamı markalaşmaya bağlı. Küresel bütün markaların hemen hemen tamamı yine sanayileşmiş ülkeler. Firmalarımız iyi, kaliteli verimli üretimler yoluyla tedarikçi-imalatçı olarak faaliyetlerini sürdürmek yanında, gerek iç, gerekse dış pazarda kendi markalarıyla var olmalı” dedi.

NEŞAT GÜNDOĞDU/ANKARA

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Murat İnanç tekstil sektörünün Türkiye’de geldiği noktayı ve gelişmenin önündeki sorunları MİLAT’a anlattı. İnanç, son açıklanan ihracat rakamlarını da değerlendirerek Türkiye’nin en nitelikli ürünlerinin bu sektörden çıktığının altını çizdi. Türkiye’nin tekstilde çok önemli bir potansiyeli olduğunu ve bunun önünü kesecek yurtdışında planlanan bazı uluslararası projelerin Türkiye için büyük riskler barındırdığına da değinen İnanç markalaşma konusunda Türkiye’nin eksikliğini gidermek için de yol haritası sundu.

Tekstil, mücevherden daha fazla kazandırıyor

İnanç, 30 bin üyesiyle Öz İplik-İş Sendikası’nın işkolunun en büyük ikinci sendikası haline geldiğini söyleyerek sektör hakkında şunları söyledi: “İşkolunda Bakanlığımız verilerine göre (Temmuz 2018)  1 milyon 55 bin 766 kişi çalışıyor. Toplam sendikalı sayısı 95 bin 305 kişi. Sendikalılık oranı yüzde 9,02. Öz İplik-İş 29 bin 827 üye işçisiyle işkolundaki yüzde 2,83 ağırlıkla ikinci sendika oldu. 2017 yılı itibariyle yıllık ihracatın yüzde 17,48’i yani toplam 27 milyar 448 milyon dolarlık kısmı sektör tarafından gerçekleştirildi. Sektörün kendi içinde dış ticaret fazlası vererek 15 milyar 365 milyon dolar dövizin Türkiye’de kalmasını sağladı. Dış ticaret fazlası olarak en fazla gelir getiren ve kadınlarımızın yüzde 41,6 oranı ile en fazla çalıştığı Tekstil/Hazır giyim sektörü. TİM ihracat verilerine göre en yüksek birim fiyata ulaşan üçüncü sektör. Kilogram başına ihracat birim fiyatı sektörümüzde 15 dolar. Bizim sektörümüzün üstünde sadece mücevher ve savunma sanayii var. Aklınıza elektronik gelir onun birim fiyatı 5 dolar. (Kablo vb. düşük katma değerli ürünler sektör ortalamasını aşağı çekiyor).

Bazı uluslararası projelerle Türkiye’ye zarar verebilirler

İnanç, yakın zamanda temelleri atılan Bir Kuşak Bir Yol projesi ile Çin’i Tarihi İpek Yolu’nu tekrar canlandırmasının Türkiye’ye bazı etkileri olacağını söyledi. Bütün Orta Asya ülkelerini Hazar ve Karadeniz’in Kuzeyinden ve Güneyinden Avrupa’ya bağlamasının yanı sıra bazı projelerin Türkiye’ye şu etkileri olacağını söyledi: “Gemi ile 25-40 gün arası gidilen mesafeler, demiryolu ile 15-25 gün aralığına düşürülecek. Demek ki işgücü maliyetini düşük tutarak rekabet söz konusu değil. Diğer tehdit ise Sanayide Dijitalleşme olgusudur. Almanya tarafından Sanayi 4.0 olarak adlandırılan, nesnelerin interneti ile daha da belirginleşen bu yeni dönemin en önemli etkisi emek yoğun sektörlere olacak. ILO, OECD ve Dünya Ekonomik Forumunun çeşitli çalışmalarına göre farklılaşmakla birlikte gelecek 10 yıl içinde 10 bin ile 48 bin arasında ‘iş türünün’ yok olacağı varsayılıyor.”

Tekstilin geleceği markalaşmaktan geçiyor

Bir diğer önemli olgunun Türkiye’nin marka üretme problemi olduğunu ifade eden İnanç bu konuda ise şunları söyledi: “Ne yazık ki tekstil ve hazır giyimde marka sahibi değiliz. İhracatımızın hemen hemen tamamı yabancı markaların siparişlerinden oluşmaktadır. Türkiye’nin bu sektörünün devamı markalaşmaya bağlı. Küresel bütün markaların hemen hemen tamamı yine sanayileşmiş ülkeler. Firmalarımız iyi, kaliteli verimli üretimler yoluyla tedarikçi-imalatçı olarak faaliyetlerini sürdürmek yanında, gerek iç, gerekse dış pazarda kendi markalarıyla var olmak istiyorsa bunu toplu pazarlık sistemine geçmeden, sendika olmadan başaramayacaklarını bilmeliler.”

milatgazetesi.com