Telefon: 0224 220 84 24

Yünlü malzemelerde aprenin çok özel bir öne¬mi vardır. Pamuklu malzemeler için kasar (ön-terbiye) ne kadar önemli ise, yünlü malzeme¬lerde apre işlemleri o kadar önemlidir. Çünkü; yünün kullanma özellikleri, bazı ayrıca¬lıklar taşır.
- En büyük özelliği keçeleşmesidir.
- İçerdiği higroskopik nem, tutum açısından en önemli faktördür. % 20-25 nem içeren yünlüler çok yumuşak, % 10 nem içerenler sert, dalgalı bir tutuma sahiptir.
- İyi terbiye edilmemiş yün, ütü tutmaz ve ko¬laylıkla buruşur. Konfeksiyoncu da çekmeye¬cek türde iyi ütü tutan mamul ister. Bu nedenle; bazı kullanım özelliklerinin kazan¬dırılması için yünlü malzemeler bir seri apre iş¬lemleri görür. Bunlar; yaş ve kuru apreler olmak üzere iki bö¬lümde incelenecektir. Kimyasal (yaş) apreler;
- Keçeleşmezlik apresi, süper yıkama apresi,
- Su iticilik apresi,
- Güve yemezlik apresi,
- Güç tutuşurluk apresi. Mekanik (kuru) apreler;
-Fiksaj,
- Çekmezlik,
-Nemlendirme,
- Presleme,
- Şardonlama,
- Makaslama,
- Fırçalama,
- Polisaj (hav parlatma),
- Melton apresi,
- Ratine apresi'dir.
Kimyasal (Yaş) Apreler
Yünlü mamuller için, 80'li yıllardan bu yan apre işlemlerinde kolay kullanım özellikleri kazandırmaya yönelik apre uygulamaları öner kazanmıştır. Bunlar;
- Keçeleşmezlik apresi, süper yıkama apresi,
- Kir iticilik apresi (özellikle duvardan duvar halılarda önem kazanmıştır),
- Güve yemezlik apresi'dir. Bunların yanında, kullanım yeri dikkate alınarak üst giyim kumaşlarında ilave bir su iticili apresi veya isteğe bağlı olarak güç tutuşurlu apresi uygulanabilir.
Keçeleşme Olayı
Keçeleşme; yün liflen ve pulcuk ihtiva eden di¬ğer hayvansal liflerde, pulcukların sürtünmeye karşı koyması nedeniyle ortaya çıkar. Lif yapısı sıkılanır ve liflerin boylan kısalır.Dolayısıyla mamul de daha sıkı bir yapı kaza¬nır, boyu kısalır.
Keçeleşme, işleme sırasında veya kullanım es¬nasında ısı, yıkama, su, mekanik etkiler ile or¬taya çıkar. Lifleri birbirine kilitlenip karışık bir yüzey oluştururlar. Kumaşlarda iki yada daha çok ipliğin liflerinin bir araya gelerek yapağılaşmış bir yapı oluşturması şeklinde gelişir.
Keçeleşme, yün ve hayvansal esaslı liflere ait bir özelliktir. Liflerin üzerinde bulunan pulcuk¬ların diğer liflerin pulcukları ile içice geçmesin¬den oluşur. Keçeleştirilmiş dokuma yada örme kumaş bu durumda, hem kendine özgü iplikli bir yapıya hem de keçeleşmiş bir yapıya sahiptir. Çoğu kez keçeleşmeler; nem, sıcaklık, basınç ve ha¬reket ortamından oluşur.
Keçeleşme işlemi boyunca yün liflerinin pullu yapısı birbiri üzerine, birbiri içine geçer ve ku¬maş kalınlaşır. Bu durumda; giysilerin hava ge¬çirgenliğini, yumuşak ve havalı tulumunu yiti¬rir, kumaş eski haline dönemez bir şekilde sert ve kalın hale gelir.
Keçeleşme Çekmesi
Keçeleşme işlemi sonucu elyaf çeker ve bu ke¬çeleşme çekmesi olarak isimlendirilir. Keçeleşme çekmesi, yün ve kıldan mamul ku¬maşların sıcak su, buhar, yıkama maddeleri ve çalkalama etkisine maruz kalarak lifletin bir kalıp şeklinde birbirine daha sık hale gelmesine yol açılmasıdır.
Yünlüde  Keçeleşmeyi Etkileyen Özellikler
- Kumaş sıklığı arttıkça, keçeleşme isteği azalır. Bu, hem dokuma hem örme mamuller için ge¬çerlidir.
- İnce yün liflerinden üretilmiş mamuller, kaba liflerden  yapılmış  mamullere   nazaran, daha fazla keçeleşme işleğine sahiptir.
- İplikte büküm arttıkça keçeleşme özelliği azalır.
- Çok katlı iplikler tek katlı ipliklere nazaran daha düşük keçeleşme isteği gösterirler.
Tarama bantları, lizözlerde kontinü olarak keçeleşmezlik işlemine tabi tutulabilir. Ancak; gerek elyaf, gerekse tops halinde reçine oluşturucu maddelerle klorlama mamulün iş¬lenmesini zorlaştırır. Bu nedenle, katma yön¬temleri uygulanmaz.
Genel olarak keçeleşmezlik işlemi; kamgam 'malzemelerde tarama bantlarına, ştrayltgarn malzemelerde bitmiş ürüne uygulanır. 
Keçeleşmezlik Apre Yöntemleri
a) Yükseltgen maddelerle muamele
b) Liflerin yüzeyini reçine ile kaplama (maske¬leme)
c) Kombine metod ile muamele
d) Fiziksel yöntemler
Yükseltgeme ile Keçeleşmezlik
Bu keçeleşmezlik yönteminde amaç, yündeki pulcuk tabakasında modifikasyondur. Çeşitli kimyasal maddelerin etkisi ile gerçekleştirilebi¬lir. En yaygın olanı klorlamadır. 
YÜNLÜ MAMÜLLERİN SU İTİCİLİK BİTİRME İŞLEMLERİ 
Bilhassa pardösü, palto, kaput, kaban gibi soğuğa ve yağmura karşı koruyacak giyim eşyalarının yapımın da kullanılan yünlü kumaşların da, su iticilik kazandıran bir apre  görmesi istenilmektedir. Bu işlem için, selüloz liflerinin su iticilik terbiyesinde incelediğimiz ürünler ve metotların büyük kısmı kullanılabilir. İki banyolu metoda göre, mamulün üzerinde su itici alüminyum sabunu meydana getirebileceği gibi, tek banyolu metoda göre parafin emülsiyonu ile de çalışabilir.
Selüloz makro moleküllerine kovalent bağlarla bağlanarak yıkamaya, kuru temizlemeye karşı dayanıklı su itici tesirler sağlayan ürünler de kullanılabilir. Yalnız bunlar selüloz da serbest –OH (hidroksil) gruplarıyla tepkimeye girerken, yünde fazla-NH ² (amino) gruplarıyla tepkimeye girmektedirler. Örneğin valen metodundaki gibi.
Yağ asidi- kromklorür kompleksi bileşikleri de, yünlü mamullerin terbiyesinde, pamuklulardakinden daha fazla kullanma sahası bulmaktadır. 
Silikonlar yünlü mamule su itici karakter kazandırdıkları gibi, keçeleşme kabiliyetini de biraz azaltmaktadır. Bilhassa üç boyutlu silikonlar (silantriol’lerin polikondensasyonu sonu meydana gelen silikonlar) kullanıldığı takdirde, keçeleşmezlik özelliği de iyice artmaktadır. Fakat bu takdirde yünün kendine has güzel yumuşaklığı kaybolmaktadır.
GÜVE YEMEZLİK APRESİ
Güve kurdu ve halı kınkanatlıları, hayvansal lif¬lerden oluşan malzemelere, zarar verici olarak bilinirler. Bu lifler karışım halde iken de, karışımı oluştu¬ran diğer lif, bu zararlının sindirebileceği bir lif olmasa dahi, hayvansal lif ile birlikte zarar gö¬rebilir.
Güve yemezlik apresi; yün yada diğer protein liflerini (örneğin kürk), güve vb. gibi yünü sin¬direbilen böceklerin (giysi güveleri, ev güvele¬ri) verebileceği zararlardan korumak amacıyla uygulanan apre işlemidir.
Güve Yemezlik Apresinin Prensibi
Hayvansal yünlerin, tüylerin ve kuş tüylerinin, güve ve böcek kurtçukları tarafından zedelen¬mesi;
- Hayvanın (haşaratın) değmesi ile etki eden zehirler (DDT, spreyli maddeler),
- Materyali haşarat için uygunsuz hale getiren kimyasal maddeler veya
- Nefes yollarına etkisi olan zehirler (naftalin) ile önlenir.
Bunlardan bazılarını, örneğin; geçici spreyi ev kadınları da uygulayabilir. Bundan daha etkin olanı; daimi, kolay aktarılan ve nispeten ucuz olan kimyasal apre işlemidir ki, bunlar da boya¬ma sırasında aktarılmalıdırlar.
Bu kimyasallar, genellikle boya banyosuna ek¬lenir ve yünü bu zararlılarca sindirilemez hale getirir, kalıcı bir güve yemezlik oluşturur. Bu işlem yün liflerinde geniş olarak kullanıl¬maktadır.
Halılara yapılan aplikasyonlarda halının her iki yüzü flotte ile temas ettirilir. Yada daha iyisi elyaf veya tops boyama gibi son yaş işlemde mamule aplike edilir.
Güve Yemezlik Maddeleri
Güve yemezlik maddeleri, esasen özel isimler altında satılırlar; Eulan (Bayer), Mitin (Ciba) markaları gibi.
Bugün için, güve yemezlik maddelerinin büyük bir kısmı, etki mekanizması bakımından iki grupta toplanabilir:
a) Temas yoluyla etki gösteren zehirli madde¬ler (DDT, vb.)
b) Yün liflerinin sindirilmesini önleyerek etki gösteren zehirli maddeler. Hem güvelerin işta¬hını kapatırlar, hem de yediklerinde ölmelerine neden olurlar.
Güve yemezlik maddeleri aromatik sülfonamid, sulfanilid türevleri, klorlanmış difenil üre türevi gibi bileşiklerdir. Üreticinin amacı; yüne uyguladıktan sonra, lifi larva için zehirli hale getiren maddeler üret¬mektir. Bu maddelerin yüne substantifliği vardır ve bo¬yama sırasında aktarılabilir. Liflere kuru temiz¬leme ve yıkamaya dayanıklı güve yemezlik özelliği kazandırır.
Güç Tutuşurluk Apresi
Yünde, piroliz gazlarının oluşması ve kendiliğinden tutuşma temparatürünün yüksek olması nedeniyle, tutuşmazlık apresi büyük önem taşımaz. Yün makromoleküllerinin yapıcında bulunan azot ve yüksek higroskopik nem, yanma tehli¬kesini azaltma açısından etkilidir. Yünün yan¬ma hızı, pamuğa nazaran yavaştır. 
Pamuklu malzemelerde kullanılan diamonyumfosfat, amonyumsüllat, fosforazot bileşik¬leri ile yıkamaya dayanıksız veya kısmen daya¬nıklı etkiler elde edilir. THPC ile melamin yada üre/formaldehit ön kondensatları sertleşmeye neden olur.
Yünün tutuşmazlık apresinde en uygun olan madde, hafif bir sararmaya neden olmakla bir¬likte, titan-4 tuzlandır.Uygulama, oksalik veya limon asidi bulunan ortamda TİCI4 kompleksi oluşturulması ve kay¬nar ortamda H4(TİOC14) kompleksi oluşturarak, amonyum grupları üzerinden yüne bağlan¬ması şeklindedir, pil 2-J'te uygulanır. Boyama işlemi ile kombine edilebilir. Titan biledikleri yerine, zirkon bileşikleri kullanıldığında sarar¬ma ortadan kalkar.
Basit Apre
Yalnızca ştrayhgarn kumaşlara uygulanan bu aprenin amacı, kumaşın orijinal karakterini muhafaza etmektir. Kumaşın yıkanması, boyanması, hafifçe istenen ene gerilmesi ve hafifçe preslenmesi işlemlerini içeren bir apredir. Kumaş tüylendirilmeden aprelenmektedir.
Yünlü Kumaşta mekanik (Kuru) Apreler
Yünlü malzemelerde kuru apreler, kimyasal aprelerden daha çok önem taşır. Yüne kullanım özelliklerini geliştirmek ile ilgili birçok özellik (tuşe, ütü tutma, düzgün yüzey vb.) mekanik etkilerle sağlanır. Birçok durumda ısı ve nem etkisinden yararlanılır. Yünlü malzemelere uygulanan kuru apreler;
- Yüzeysel fiksaj,
- Çekmezlik (London Schrunk),
- Dekatür,
- Presleme, bastırma, Mulden pres, Karton pres,
- Şardonlama,
- Makaslama,
- Fırçalama,
-Hav polisajı,
-Katine apresi,
- Melton apresidir.
FİKSAJ, FİKSE
Fiksaj iplik yada kumaşlara sıcak su, nem veya kuru sıcak hava ile boyutsal stabilite kazandırıl¬masıdır. Fiksajda amaç;
1- İplik eldesi, dokuma, terbiye işlemleri sıra¬sında oluşan iç gerilimlerin uzaklaştırılarak mamulde çekme etkisini sağlamak,
2- Mamulün görünüm ve tutumunu düzeltmek,
3- Mamule belirli bir şekil vermek yada kırışıklıkları yok etmektir. Fiksajda en önemli faktörler; su, ısı ve/veya kimyasal madde, süre, basınçtır. Bunların hepsi veya birkaçının etkisiyle materyal yeni bir şekil verilebilecek hale getirildikten sonra, mekanik etkilerle istenilen so¬nuç elde etmeye çalışılır. Burada lif içerisinde istenilene uygun yeni bağlar oluşturulur. Bir tekstil mamulü değişik aşamalarda birkaç kez fiksajdan geçebilir.
Fiksaj işleminde basınç altında kimyasal reaksi¬yonlar ve diğer işlemler için kullanılan kapalı, sağlam yapıda kazanlar kullanılır.
Yünlüde Yüzeysel Fiksaj
Yüzeysel fiksajın amacı; yünlü mamullerin tutum, görünüm ve kullanım özelliklerini geliştir¬mektir. Yün, kimyasal yapı bakımından en karışık yapı¬da olan liftir. Kovalent bağları  (özellikle disülfür köprüleri), tuz köprüleri, H-köprüleri (da¬ha çok aynı makromolekül üzerinde), zayıf hidrofob çekim kuvvetleri (apolar bağlar) vardır. Yünün plastik hale geçebilmesi için, bu bağla¬rın koparılması gerekir.
Soğuk suyun etkisi ile, yünde H ve tuz köprüle¬rinin önemli bir kısmı kopar. Bu nedenle; yün¬de yaş kopma dayanımı, kuru kopma dayanımı¬na nazaran düşüktür. Ancak, kopma anındaki esneme miktarı daha yüksektir. Sıcak suda kopan bağ sayısı artar ve sıcaklık ar¬tışı ile orantılı olarak disülfür köprüleri de az miktarda kopar.
90°C'ye kadar sıcaklıktaki sularda geçici fiksaj oluşur. Geçici fiksajda iki çeşit bağ vardır:
1) Yeni şekle uygun olarak oluşan kopmuş bağ¬lar,
2) Kopmamış bağlar.
Yün lifleri, normal boylarının % 50 nispetinde gerilerek, 20 dakika buharlanırlar ve su buharı ile temperatürün tesiriyle şekil verildikten son¬ra, şekli veren basınç kaldırılmadan, su buharı¬nın ve temperatürün etkisi kaldırılırsa, kopan tuz ve H köprüleri yeni şekle uygun olarak olu¬şur (fikse olur). Buna kalıcı (permanent) fiksaj denir.
Fiksajda, disülfür ve H köprüleri çok büyük rol oynar. Kalıcı fiksajda üç çeşit bağ oluşur:
1) Su buharında kopmayan eski şekle uygun gerilimsiz bağlar,
2) Su buharında kopan yeni şekle uygun geri¬limsiz bağlar,
3)  Buharda oluşmuş,  buhara  dayanıklı yeni şekle uygun gerilimsiz bağlar. Sistin köprülerinin hidrolize uğrayarak kop¬ması;
R-CH2-S-S-CH2-R  +  H2O ΔT→       R-CH2-SH  + R-CH2-SOH
R-CH2-SOH — R-CHO+H2S 
Uzun süreli etkilerde yeni bağların oluşması; 
R-CH2-SOH + H2N-CH2-R  →  R-CH2-S-NH-CH2-R + H2O
R-CHO + H2N-CH2-R  → R-CH-N-CH2-R + H2O
Krablama, dekatür, london-shrunk ve nemlen¬dirme işlemlerinin prensibi budur. Ancak; su buharı ve yüksek temperatür yardı¬mıyla elde edilen fiksaj etkisi, belirli bir daya¬nıklılığa sahiptir. Nem, ısı ve mekanik etkilerle kısmen bozulur. Bu nedenle, bakımı kolay ürünler için özel kimyasal bitim işlemleri ge¬reklidir.
ÇEKMEZLİK
Çekmezlik apresi; tekstil materyalinin çekmesi¬ne neden olan etkileri en aza indirmek veya yok etmek amacıyla yapılan işlemlerdir. Ancak, bir mamulün çekmezlik işlemi görmesi halinde çekmeyi sağlayan tüm şartlara karşı kesin di¬renç kazanacağı söylenemez. Bu; materyalin yapısına ve daha çok işlem koşullarına bağlıdır. Yünlü mamullerde çekmezlik sağlama için en önemli yol keçeleşmezlik sağlamaktır. Yünlü mamullerde çekme nedenleri;
- Relaksiyon çekmesi (iç gerilimler),
- Higral esneme-çekme,
- Keçeleşme çekmesidir.
Relaksiyon çekmesi
Yünlü tekstil mamulünün iplik eldesi, dokuma, örme, terbiye işlemlerinde makromoleküllerin¬de iç gerilimlerin oluşması ve bunların giderile¬bileceği su-ısı-nem ortam bulduğunda gerilim¬lerinden kurtulması sonucu ortaya çıkan çek¬medir. Relaksiyon çekmesi;
- London-Shrunk,
- Her kuru işlemden sonra (hatta önce) bir nemlendirmeden geçirmek,
- Soğutma ile azaltılabilir. Soğutmada, su buha¬rı yoğuşur, sis halinde çok homojen etki sağlan¬malıdır. Derin soğutma kanalı kullanılabilir. Bu sayede; higral esneme de, relaksiyon çek¬mesi de azalır. Tutum yumuşar, parlaklık artar.
Higral esneme
Yünlü mamuller, ortamın bağıl nemliliği arttık¬ça % 5-10 esnerler. Bunda, liflerin nem aldıkça kıvırcıklılığının azalmasının rolü vardır. Ancak, higral esnemenin nedeni konusunda tam bir sonuç, olmamakla birlikte; liflerin şişmesi, orto ve para korteksin farklı uzamaları, yerleşmeleri gibi sebeplere dayandırılmaktadır. Yün lifleri ne kadar iyi fikse edilirse, higral es¬neme o denli fazla olur.
Kumaş buharlı preste basınç nedeniyle higral esneme yapamaz. Ancak sonradan soğuyup ku¬rurken daha fazla çeker. Bağıl nemi sıfır olan bir ortamdan alınan yünlü mamul buharlanırsa, higral esneme çok artar. % 90 bağıl nemden alınıp buharlanırsa, çok az artar.
Süper Büzülme, Süperkontraksiyon
Gerilmiş durumdaki (normal boyuna göre % 50) yün lifleri, kısa bir süre (1-2 dakika) buharlanır ve daha buhar atmosferinde iken germe kaldırılırsa, liflerin normal boylarına nazaran % 30 daha kısa olacak şekilde büzüklükleri gö¬rülür. Bu olay sırasında; su buharının etkisiyle lifi oluşturan makromoleküller ve fibriller arasın¬daki tuz köprüleri ile H köprülerinin önemli bir kısmı, disülfür köprülerinin ise daha az bir kısmı kopmaktadır.
Germe etkisi kalktığında makromolekülleri birbirine bağlayan kuvvetler iyice azaldığından, liflerdeki kıvırcıklaşma eğilimine uyarak, boyla¬rında önemli büzülme (kısalma) olmaktadır. Buna süper büzülme denir. Eğer 1-2 dakika ye¬rine, 20 dakika bekledikten sonra germe kaldı¬rılırsa, ilk boyundan biraz daha uzun olduğu görülür. Bunun nedeni, su buharı ve su etkisi ile sistin köprülerinin daha büyük bir kısmının kopmağıdır. Yeni durumdu üç çeşit bağ oluşmuş olur:
1) Su buharında kopmayan eski şekle uygun gerilimli bağlar,
2) Su buharında kopan yeni şekle uygun geri¬limsiz bağlar,
3) Buharda oluşmuş buhara dayanıklı yeni şek¬le uygun gerilimsiz bağlar. Bu kalıcı fiksajdır.
Keçeleşme Çekmesi

tekstilteknik