Telefon: 0224 220 84 24

Santex başlıca örme kumaşların terbiyesiyle uğraşmaktadır. Eğirmeden başlayarak örme ve boyamaya kadar her bir aşama kumaşın davranışını etkilemekte ve kumaşların özelliklerini ve en iyi sonuçları elde etmek için terbiye makinelerinin ne şekilde bir ayar gerektireceğini belirlemektedir.

Burada “en iyi sonuçlar” dan kasıt sadece kumaş kalitesi değil, fakat aynı zamanda makine kullanımının en uygun şekle sokulması ve maliyetlerin en düşük seviyeye indirilmesidir. Her üreticinin öncelikli hedefi, üreteceği ürünü teknik özelliklerine uygun olarak ve öngörülen maliyette, zamanında üretmektir. “İlk Seferde Doğru Yaklaşımı” bir üreticinin hedeflerine yönelik olarak sıklıkla kullanılan bir terimdir, ancak işlenmesi gereken materyaller hakkında, bizzat prosesin geneli ve işleme makinelerinin kapasitesi hakkında, yüksek düzeyde bilgi sahibi olunmadıkça, bu elde edilemez. Bu amaç doğrultusunda, makine tedarikçisi olarak doğru ortağı seçmek tekstil üreticisini başarıya giden kestirme yola sokacaktır.

Santex , başlangıcında tekstil endüstrisinin tam olarak örgütlenmediği pazarlarda, istenilen sonuçların hızlı bir şekilde elde edilmesinin sağlanmasında, tam çözüm ve teknoloji transferi sağlamak amacıyla yola çıkmıştır. Firmanın odak noktası, pazarlar daha teşekküllü bir hale geldikçe, giderek zorlaşmakta olan çevre yasalarına rağmen, daha kaliteli kumaş üretimi yanında proses maliyetlerinde tasarruflara yönelmiştir. “İlk Seferde Doğru” terimi çoğunlukla ürünün işlenmesiyle bağdaştırılır ve enerji tüketimi, buhar kullanımı, bakım ve hatta çalışan personel benzeri boyutlar genellikle göz ardı edilir. Her ne kadar “İlk Seferde Doğru” terimi aynı zamanda “minimum maliyet” hedefini açık bir şekilde ima ediyor olsa bile, prosese etki eden tüm kıstaslar dikkate alınmadığı takdirde, maliyeti mümkün mertebe azaltma noktasında fırsatlar gözden kaçırılabilir.Bir örnek olarak, 160-200 gram/m2 aralığındaki tek bir jarse kumaşının kurutulmasında buhar tüketimi kg başı kumaş için yaklaşık 1 kg ile 1,25 kg buhar arasında değişkenlik göstermektedir. Farklılıklar kumaşın ağartılmış veya boyanmış olmasına, koyu veya açık bir tona sahip olmasına veya dikiş sıklığının yüksek veya düşük olmasına bağlıdır.

Koyu ve açık tonlu kumaşların kurutma performanslarında görülen farklıklar kısmen kumaşın yeterince pişirilip pişirilmediği gibi faktörlere dayandırılabilir. Kimi prosesler, kimyasallardan ve proses süresinden tasarruf etmek amacıyla, koyu tonlara sahip kumaşlarda yoğun bir pişirmeyi yerine getirmezler, fakat bu işlemin parti tekrarlanabilirliğinin yanı sıra kurutma sırasında enerji tüketimi benzeri diğer hususları da etkileyip etkilemediğini analiz etmekte fayda vardır. Örneğin, iyi bir pişirme pamuk lifinin dış yüzeyindeki bariyerlerin parçalanmasına yardım ederek, hem nemlendirmeyi, hem de lifin içinde kalan nemin buharlaşmasını iyileştirir. Bu gerek kurutma işlemi gerekse de sanforlama (çektirme) sırasındaki nemlendirme işlemi açısından önemlidir. Bu şekilde tek bir prosesteki ilave bir maliyetin, kumaşın bitim işlemi tamamlanıncaya kadarki süre ve maliyetinde genel bir azalma sonucunu doğurabileceğinden, sonuç olarak daha fazla getiri elde edebilmek için hangi noktalarda biraz daha fazla masraf yapılabileceğinin iyi etüt edilmesi gereklidir.

Benzer şekilde bir makinenin seçiminde sadece kurulu olan güç veya ısı değiştirici kapasitesini dikkate almaktan ziyade, nihai olarak verimliliğinin ve kilogram başına enerji maliyetlerinin ne olduğu göz önünde bulundurulmalıdır. Sonuç olarak bir makinenin maliyeti, özellikle gelecekte yükselme olasılığı yüksek olan enerji ve yakıtın maliyetleri dikkate alındığı takdirde, bu makinenin toplam satın alma maliyetinin daha küçük bir kısmını teşkil etmektedir. Bunlara ilave olarak, Santashrink’in “high loft etkisi” benzeri özellikleri, istenen kumaş tutumunun elde edilmesinde daha az yumuşatıcı kullanımını gerekli kılabilir. Boyama sırasındaki uzun proses süreleri örgü döngü yapısının elongasyonuna (uzamasına) yol açacaktır ve döngü yapısını tekrardan eski serbest haline geri döndürmek oldukça zor olacaktır. Santastretch (tüp kumaşlar) veya Santashrink (açık en kumaşlar) döngü yapısını eski haline getirmeye yardım etmekte olup Santashrink serbest kurutma makinasındaki prosesleme, kumaşı bir sonraki işlem için elverişli hale sokacaktır. Proses maliyetlerini düşürmek için gerekli olan teknolojiler hali hazırda mevcuttur, fakat baskın üstünlüklerine rağmen Tekstil Endüstrisi bu teknolojilere karşı oldukça tutucu davranabilmektedir. Nova buna bir örnektir. NOVA, yağlar (silikon yağları da dâhil olmak üzere), mumlar ve polyesterlerde aynı zamanda oligomerleri uzaklaştırmak için bir kuru temizleme sıvısı kullanmaktadır. Bu şekilde, su, deterjan kimyasalları ve atık arıtma ihtiyacı önlenmektedir.

Su bazlı pişirme ile kıyaslandığında solvent bazlı pişirmenin altı büyük faydası vardır:

1. Pişirme etkinliği deterjan kullanımına göre 6 kat daha fazladır.
2. NOVA tamamen kuru giren ve kuru çıkan bir sistem olduğundan, kumaşlar arzu edildiği takdirde pişirilebilmekte ve sonraki işlemler için depolanabilmektedir.
3. Kullanılan solventin, ısıtmada suyun gereksinim duyduğu enerjinin sadece yaklaşık %10’nuna ihtiyaç duyması onu çok daha ekonomik yapmaktadır.
4. Pişirmede hiç su kullanılmadığından dolayı arıtılması gereken bir atıkta oluşmaz.
5. Soğutma için suya ihtiyaç duysa da, bu su önceden ısıtılmış olmanın sağladığı ilave kazançla tamamen saf kalacaktır.
6. Solvent neredeyse tamamen geri dönüştürüldüğünden kimyasal maliyetleri oldukça düşüktür.

Sağlık ve güvenlik, böylesine bir teknolojinin kabul görmeyişinde genellikle bir sebep olarak gösterilmektedir, ama esas olarak bunun temelinde anlayış eksikliği yatmaktadır. NOVA hâlihazırda pazara köklü bir giriş yapmışken ve dünya genelinden de ziyade İsviçre, Almanya, İtalya, Çin ve Hindistan, vb. gibi en katı mevzuatlara sahip ülkelerde bile etkin bir şekilde kullanılırken, neden bazı ülkelerde böylesine bir teknolojiye karşı bu kadar fazla bir direnç gösterilmektedir? Böylesine avantajlı bir teknolojinin kabul edilmesindeki başarısızlık, gerek süreç esnekliğini gerekse de proses maliyetinin düşürülmesini kısıtlamaktadır. Yakın bir gelecekte böylesine avantajlı daha birçok teknoloji piyasaya sunulacaktır, öte yandan böylesine avantajlı bir teknolojiyi tam olarak kavrayamamak rekabette avantaj noktasında sadece fırsatları azaltmakla kalacaktır. Bu yeni teknolojileri ve Santex benzeri müşterilerini bir üst seviyeye taşımak için kurum içi yetkinliğe sahip olan makine tedarikçilerini tam anlamıyla takdir etmek ve bunlardan tam anlamıyla yararlanabilmek için iş gücünün teknik yeterliliğinin daha ileri düzeye taşınması şarttır. Gelişmiş makine kullanımı ve maliyet tasarrufları ile terbiye tesislerinin verimliliği büyük oranda artırılabilir. Parti programlama yazılımları hâlihazırda boyahanelerde yaygın olarak kullanılmakla beraber, terbiye kısmında neredeyse hiç bilinmemektedir. Eğer terbiye bölümünde birçok farklı tedarikçiden temin edilmiş makineler mevcut ise bunların tamamı için tek bir programlama yazılımı sağlamak mümkün değildir ve yine bazı üreticiler sadece bir veya iki çeşit terbiye makinesi üretmekte olduklarından bir parti programlama yazılımı geliştirme yönünde bir girişimleri olmamıştır. Komple terbiye makineleri yelpazesinin bir tedarikçisi olan Santex, tüm Santex hatları boyunca işlenen her bir parti için programlama ve geçmiş verilerini bir araya toplamayı mümkün kılan bir yazılım programı olan Santaccess’in ve makine bakım maliyetlerini en düşük seviyelere çeken bakım gereçlerinin de dâhil olduğu tam çözümler sağlayabilmektedir. Alıcılardan gelen artan fiyat baskısıyla, sürekli artış gösteren kamu hizmetleri maliyetleriyle ve hükümetlerden gelen çevresel kısıtlamalarla, mevcut teçhizatın en verimli şekilde kullanımı ve yeni teknolojilerin benimsenmesi, tekstil üreticilerine piyasanın yeni zorluklarının üstesinden gelme ve “İlk Seferde Doğru” nun kapılarını açma imkânını sağlayacaktır.

tekstilteknik.com.